Pazartesi, Ağustos 07, 2017

Tehlikeli sayılmam artık. Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum.*



Ben çocukken annemle babam bu müzikle dansederdi.. Ondandır müziği duyunca karmakarışık olmam. Beni hüzünlendirir, yerden yere vurur, içsem ağlatır. Allahtan  içmiyorum bu ara. Hem bu ara insanlardan da çok sıkıldım. Onların suçu yok belki benim kabahatim fazla değer vermek. Onları önemsemek.. Müziği dinleyenler yorumlara o dönemin güzel şarkılarını yazsınlar.. Biraz geçmişe gidip gönlümüzü onaralım. Açık yarayla gezilmiyor. Bu gece yazıya otosansür uygulamadım. Belki de ilk defa bu kadar açık ve net yazıyorum. Çok uzun olmuş, çok zaman geçmiş gibi bir o kadar da değişti... Sanırım küllerimden yeniden doğuyorum...Anka olmak kolay değilmiş.
*Başlık : Didem Madak

Salı, Temmuz 11, 2017

"O, tam da benim yazmak istediğim bir şiirdi" *


diyelim ki sessiz gecede poyraz
sis çökmüş o heybetli dağlara
yurdun da kar altında, gözlerin gök-
yüzünde bir dolunay

diyelim ki sınamışsın uzaklığın ihanetini
seslere çarpmış sesin
ama ulaşmamış nefesin

diyelim ki şarabın dökülmüş, suların kesik
bu hayat seni bir oyuncak sanıyor

diyelim ki sana çıldırmak yasak, sana ağlamak
yasak, yarın yasak, düş yasak sana

diyelim ki üşüyorsun kısacık bir ömrün sığınağında
bir çay bile ısmarlamıyor hayat!

diyelim ki lekesiz hiçbir şey kalmamış artık
sis çökmüş güvendiğin dağlara...

kederli bir süvari ol
orda! sen orda
bırakma atını mahmuzlamaktan

bıkma bu puştlar panayırında
berrak nehirler aramaktan!

yaslı bir kışa rehin düşse de günler
kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
o tomurcuk düşlerin yağmuruyla ıslansın

(o tomurcuklar ki bahçedir bir gün insanlığa güllerden
hep ilenç mi?
sevinçler de devşirmeli bu ayaz mevsimlerden!)

çünkü her insan bir limandır baş ucunda tekneler
çünkü herkesin hüznü kocaman, aşkları dalgın

kimi kesik, kanıyor şah damarından
kimi bozgunda yetim dervişan
kimi aşklarıyla, düşleriyle perişan

(yamalı yerlerinde
kanıyor hayat
tutunduğun yerlerinden
soluyor hayat...)

bu yüzden salıver düşlerini kendi uğruna yansın
salıver düşlerini ateşlere abansın!

tutunduğun yerlerinden solarken hayat
bıkma atını mahmuzlamaktan

bıkma sendeki insan için
derin uçurumlar arşınlamaktan...

yaslı bir kışa rehin düşse de günler
bir gün rüzgar esecektir suların serinliğinden
bir gün kırlangıçlar da geçecektir göğün genişliğinden

yaslı bir kışa rehin düşse de günler kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın

çünkü senin de bir ütopyan varsa,
i n s a n s ı n...

Yılmaz Odabaşı

Başlık: #şiirsokakta

Cumartesi, Haziran 24, 2017

Söyleyin.. Ne kadar mesafe engeldir yürekten sevenlere ?


Can Yücel'den Bayram;

Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz
kalınca anlar insan...

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;
sevmeninkini yalnızlık...

Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.

Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni
kaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp "çok şükür bugünü de gördük" diyebilmek...

Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.

Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir
ilişkiyi bitirmek de öyle...

En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesini
bölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara
düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.

Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemede
üstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyle
okşayan anne bayramdır.

"Ona güvenmiştim, yanılmamışım" sözü bayramdır.
Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram...

Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmış
ilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun son
taksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.

Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda
karşılayan yavuklu busesi, sevdalı bir elin tende gezmesi,
nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.
Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta
ölebilmek bayram..
Bunların kadrini bilirseniz, kıymet bilmeyi öğrenirseniz her gününüz bayram olur.
Meraklanmayın, öyledir diye size deli demezler.
Deseler de böyle delilik, bayram artığı günlerdeki nankör akıllılıktan evladır.
Her gününüz bayram tadında olsun İyi Bayramlar :)

Salı, Haziran 06, 2017

Salı, Mayıs 02, 2017

Bir kedi sokulganlığıyla sokulun Bahar'ın içine...

Zaman nasıl geçiyor.. Çok hızlı. Referandumu yoğun bir çalışmayla yaptık.Bizim için güzel sonuçlar aldık.Fethiye % 65  HAYIR çıktı. Ülke genelinde de biz kazandık ama kanıtlayamadık. Olsun, ben umudumu yitirmiyorum.Çalışmaya devam ,başka şansımız yok. Kendi kaderimizi kendimiz tayin edeceksek çalışacağız. 
Çalışma derken ,parti çalışmaları bitince birkaç gün dinlendik.Sonra aynı hızla çalışmalara devam...
İş kısmında ise büroya ve arkadaşlara alışmaya çalışıyorum.Değişik bir sektör ama hani içinizde ben bu işi yaparım duygusu olur ya ..İşte içimde o duygu var.Heyecanlıyım.Ben buraya 17 yıl önce geldim. Bir başlangıç yaptım. Yine yaparım. Çalışmayı seviyorum.Sevinerek söyleyebilirim ki insanlar beni bu özelliğimle tanıyor.Gündüz işte ,genelde eski işim gibi büroya girip çıkıp hareketli bir şekilde günü geçiriyorum.Bu işi tercih etmemin sebebi bu zaten.
İşe başlarken eğitime gidiyoruz.Ben hem ailemi görmek için hem de özlediğim için İstanbul'da eğitimi tercih ettim. Geçtiğimiz haftalarda 6 gün için gittiğim de..
Annemlerle az görüşebildik. Çünkü bir gün gidebildim. Çağıl'ın evine yakın olduğu için onda kaldım. Eğitim Taksim'de bir oteldeydi. Çağıl'ın evi Mecidiyeköy'de. Çocuk beni her sabah otele bıraktı, işe öyle gitti. Işi   Levent'te. Ben 12 yaşımdan beri Istanbulda yalnız seyahat eden biriyim. O yaştan beri Avrupa Yakasında gitmediğim yer yoktur, her yerini bilirim. Uzun zamandır Akdeniz'de yaşıyorum ama geldiğimde babamlar arabayı bana verdikleri  için de her geldiğimde araba kullanırım. Yani her yere genellikle yalnız giden biriyim. Yine de insanın oğlunun üç durak için bile ona eşlik etmesi güzel bir şeymiş. Beni bırakıp, ters yönde işe gitmesi beni şımarttı.Uzun zamandır böyle şımartılmamıştım :))  Sizinle de paylaşmak istedim. 💓



Burası çok sevdiğim Arkadaşlarımın evleri.. Nif'te. Bazen gidip bir mola veriyorum orada.Evin Hanımı çok zevkli bir hanımdır. Sizde resimlerde farkedeceksiniz...

Evin antika sobası.. Böyle eşyaları çok seviyorum ben.

Bahçe lavabosu.

Bunlarda Kaya Lalesi.Anemon.Martta açmaya başladı bu sene... Gidip resimlerini çektik.


Yine Kaya'da eski bir evin kapısını bekleyen kedi... 

Kayaköy

Kayaköy

Kayaköy- Papatyalar

Uzun zamandır yoktu Hatice Teyzenin bahçesi.. Geçen gün uğradım ve hemen bir kare bile olsa çektim.

Çilek güzelleri Fethiye'den..

Mor salkımlar açtı. Mis gibi de ortalığı kokuttu.
Bir bahçe temizliği yaptık dün, iki kişi zor temizledi..Uzun süredir bahçelerden uzaktım.Bu evde içimden gelmiyordu çıkmak.Oysa ne çok özlemişim. Şu saatten sonra bol bol Bahça  :) ve Bahar halleri göreceksiniz bu blogda.


Perşembe, Nisan 20, 2017

Tesirsiz ne kadar söz varsa ruh cebimde biriktirdim ki zaten ben küçükken de meraklıydım suya yazılar yazmaya.*

Bir daha ne zaman yazarım bilemiyordum. Bu köprülerden çok su aktı.Hayatım değişti, ülke de değişti.Uzun zamandır buralardayım, Fethiye'deyim. Yıllardır yaptığım işi bıraktım. Gayrimenkul Danışmanıyım artık. Nisan başından beri Remax'te çalışıyorum. Yeni işime kanalize oldum. Asılıyorum. Çok çalışmaya çalışıyorum. Çok şey yaşadım son aylarda, tabii ki ayrıntılardan bahsetmeyeceğim. Okudukça eskiler yorumlar zaten.Yeniler içinde yeni başlangıçları okuyun, çok güzel şeyler yazmak istiyorum artık diyeceğim...

Fethiye'de bir değişiklik yok.Hep aynı güzellikler.

Bahçede kaktüs ve sukkulentlerle yaşamaya devam.



Mia , benimle...  Erika hastalandı ve yaklaşık üç haftadır ortada yok.Sanırım ölmek için evden uzaklaştı.Sanki her gün geri dönecek diye bir his var içimde ama gelmiyor.

Ateş, Ares'in oğlu. Onunla beraberiz. Ares yok...

Yine kahve keyiflerine ve hayata devam...

Yakın zamanda görüşmek üzere...

*Başlık: Ali Lidar